Ben Atilla Beşiroğlu bu blogu amatör olta balık avında oluşan yılların birikimlerini bu bilgilere ihtiyacı olan dostlarla paylaşmak için oluşturdum.Siz amatör olta avcılarına ufakta olsa katkıda bulunmak beni mutlu edecektir. Balık ve balıkçılık neredeyse dünyadaki tüm uluslarda olan bir kavram.
Balık tutmak eğer sonuçta bir canlının ölümüne neden oluyorsa bu avdır.Sportif avcılık kavramında ise sonuçta ölüm vakasına rastlanmaz yakalanan canlı incitilmeden kendi doğasına geri iade edilir.. Sportif balıkçı işin adrenalinle yüklü keyif veren yanıyla ilgilenir. Amatör olta balıkçısı ise kendi ihtiyacı olan balığı yasal boy ve zaman yasaklarına uyarak sadece olta ile avlar.
Şimdi gelelim sıradan balıkçıyım diyen kişilere bunların zaman yasağı boy yasağı, miktar yasağı diye bir şeyden ya haberleri yoktur yada aldırmazlar onların avcılığı ne kadar masraf ettiği ve ne kadar et olarak geri dönüşümü ile ilgilidir.
Bizim ülkemiz iç su ve denizler açısından gerçekten şanslı durumda ama bu şans şu an oluşan denizlerdeki ve iç sulardaki aşırı avcılık baskısı ve kirlenme nedeniyle endemik(sadece yöreye özgü) türlerde bile içler acısı bir yok oluşa doğru giderken biz bu ülkenin insanları seyirci kalmaktayız..
Neler yapılabilir işte burada insanımıza ve bu kaynakları korumakla görevli devlet kuruluşlarına görev düşmektedir. İnsanımız çevreye ve yaşam hakkına saygılı olarak davranması için eğitilmelidir bu konuyla ilgili resmi kurumlar ise görevlerinin bilincine varmış olarak yasaklarım korurum kardeşim gibi kolaycı,alaycı ve çözüm üretmeyen yaklaşımı bir kenara bırakıp bu işe gönül veren sivil toplum kuruluşları ile daima insan bazlı projeler geliştirmelidir. Eğitim okullarda başlamalı ilk öğretim seviyesinde dersler konulmalıdır.. Sorunlar çözümsüz değildir sadece konuya odaklanıp zaman ayırmakla kolayca çözülebilir..
Sağlıkla kalın daima rastgelmesini dilerim.